Sokağa Çıkmak İstiyorum

Datça Lions Derneği tarafından düzenlenen ve Türkiye’nin görme engelli ilk milli atleti ve ülkemizi uluslar arası maratonlarda temsil eden Necdet Turhan’ın konuşmacı olarak katıldığı “Engelleri Kaldırın-Hayatı Yakalayın” konulu konferansa, ortopedik engelli bir genç kızın feryadı damgasını vurdu....

Geri Dön

Datça Lions Derneği tarafından düzenlenen ve Türkiye’nin görme engelli ilk milli atleti ve ülkemizi uluslar arası maratonlarda temsil eden Necdet Turhan’ın konuşmacı olarak katıldığı “Engelleri Kaldırın-Hayatı Yakalayın” konulu konferansa, ortopedik engelli bir genç kızın feryadı damgasını vurdu. Turhan konuşmasını tamamladıktan sonra Belediye Başkanı Şener Tokcan ile birlikte salondan ayrılırken, izleyici sıralarında oturan 30 yaşındaki Sevilay Zor’un feryadı yükseldi. Turhan’ın maraton koşuları ve dağcılık ile ilgili anlatımlarından çok duygulandığını söyleyen genç kız, “Sizinle gurur duyuyoruz” dedikten sonra, “Sokağa çıktığım zaman herkesin gözü bende oluyor. Hatta bazıları bana, ‘sokakta ne işin var’ diyor. Ben sokağa çıkmak istiyorum. Herkes gibi yaşamak istiyorum” diye ağladı. Ablası Hatice İğci tarafından teskin edilmeye çalışılan Sevilay Zor ile Belediye Başkanı Tokcan da yakından ilgilendi.Tokcan, engelli vatandaşların hayatını kolaylaştıracak her türlü tedbirin alınacağını belirterek, kaldırım işgallerinin önleneceğinin sözünü verdi. YA HAFIZ YA ÇALGICI YADA SANTRALGÖREVLİSİ Görme engelli milli atlet Necdet Turhan, az sayıda kişinin izlediği konferansta yaptığı konuşmada, “beş kıtada beş maraton beş zirve” projesini anlattı. Karşılaştığı zorluklara değinen Turhan, “Yapamazsın ifadesine antipati duydum. Kamu yönetiminden mezun olduğum ODTÜ’de Dağcılık ve Kış Sporları Kulübüne katılmak istedim. Önce soğuk baktılar. Kendimi hazırlamak için yürüyüşlere başladım. Böylece atletizmle de tanıştım. İlk dağ yürüyüşüm olan Ilgaz tırmanışında kendi yürüme tekniğini geliştirdim. Üç yıl içinde ODTÜ Dağcılık ve Kış Sporları Kulübü’nün onur üyesi oldum” dedi. Engellilere üretemez mantığı ile yaklaşılmasını kabullenmediğini ifade eden Turhan, “Engellilere hep önyargı ile bakılıyor. Oysa değişen dünyada gelişen teknoloji ile her türlü zorluğu aşmak mümkün. İlk incindiğim olay, iş başvurusunda oldu. ODTÜ Kamu idaresi bölümü mezunu olarak gittiğim işyerinde bana telefon santrali görevi verdiler. Ülkemizde görme engellilere yıllarca ya hafız yada çalgıcı gözüyle bakılmış, sonra santral görevlisi bunlara eklendi. Bana santralı gösterenlere kızmadım çünkü önlerinde başka model yoktu” diye konuştu. Turhan engellilerin hayatla barışması için öncelikle ailelerine büyük görev düştüğünü belirterek, “Maalesef cehalet nedeniyle bazı aileler engelli çocuklarını kabul etmiyorlar. Herkesten köşe bucak saklıyorlar. Onları bir odaya hapsedip sanki hiç yokmuş gibi davranıyorlar. Öncelikle engellilerin ailelerinin eğitimi gerekiyor” dedi. Yeni bir yöntemle görme engellilerin de artık rahatlıkla bilgisayar kullanabildiklerine dikkat çeken Turhan, günlük yaşamda kendisini en çok rahatsız eden sorunun kaldırımların kötü kullanımı olduğunu sözlerine ekledi. Kaynak: http://www.gazetedadya.com/haberdetay.asp?ID=504